|

TV8 30.11.2005
SALGININ NEDENİ İÇME SUYU
Malatya il merkezindeki şehir içme suyu ile ilgili laboratuvar
incelemesinde, salgın nedeni olarak şehir içme suyunda rotavirus
antijeninin saptandığı, bu antijene hastaların dışkılarında da
rastlanıldığı bildirildi.
Ayrıca il sağlık müdürlüğünden üniversiteye gönderilen su
örneklerinde de kolibasiline rastlandığı kaydedildi.
İnönü Üniversitesi'nden yapılan yazılı açıklamada, şebeke suyunun
kullanıldığı yerleşim bölgelerinde son birkaç aydan bu yana bulantı, kusma
ve ishal yakınmalarıyla hastaların resmi ve özel sağlık kuruluşlarına
başvurduğu belirtildi.
Bu yakınmalarla başvuran hasta sayısının resmi rakamlara göre 5 bine
yaklaştığı, bütün hastaların kayıt edilmediği düşünüldüğünde bu sayının
çok daha yüksek düzeylerde olduğu kabul edilmesi gerektiği ifade edilen
açıklamada, şunlar kaydedildi:
''Hergün ilimizdeki hastanelere yaklaşık 200-250 hasta bu
yakınmalarla başvurmaktadır. Ancak her hasta kayıt altına alınmadığı gibi
çeşitli nedenlerle bir sağlık kuruluşuna başvurmayan hastalar da
mevcuttur. Bu durumda günlük hastalanan kişi sayısının kayıtlı olan
200-250'nin çok üstünde olduğu aşikardır. Bu durum halk sağlığı açısından
bakıldığında bir salgın hastalık olarak değerlendirilmelidir.'' Şehir içme
suyunda ve hastaların dışkısında gerekli laboratuvar incelemelerinin
üniversite hastanesinde yapıldığı ve incelemeler sonunda salgının nedeni
olarak içme suyunda rotavirüs antijeni saptandığı vurgulanan açıklamada,
şöyle denildi:
''Aynı antijene hastaların dışkısında da rastlanmıştır. Ayrıca İl
Sağlık Müdürlüğü'nden resmi olarak üniversitemize gönderilen su
örneklerinde de koli basili saptanmıştır. Yaşanan olay bir salgındır. Bu
salgına il merkezi içme suyunun kontaminasyonu, yani kirlenmesi neden
olmuştur.''
Malatya Eczacılar Odası Başkanı Bülent Köse, Malatya'da meydana gelen
ishal hastalığının maliyetinin 5 trilyon lira civarında olduğunu belirtti.
Köse, "Bir haftada 40 bin kutu ishalla ilgili ilaçlar satıldı. Maliyeti
900 milyar, yaklaşık 1 trilyon liradır. Bunlara serum, karın ağrısı ve
kusmayla ilgili ilaçlar, hastanede tetkik ve tedavileri de eklersek, bu
vakayla ilgili 5 trilyon lira civarında sağlık gideri olmuştur"dedi. Köse,
endişe ve korkularının bu salgının tifo hastalığına dönüşmesi olduğunu
söyledi.
Sağlık Bakanlığı Temel Sağlık Hizmetleri Genel Müdürü Turan Buzgan,
Refik Saydım Hıfzıssıhha Enstitüsü'nün yaptığı incelemelerin ardından,
Malatya'nın ana şebeke suyunun temiz olduğunun, kirlilik bulgusu saptanan
bölgeleri besleyen şebekenin ise lokal olarak kirlilik gösterdiğinin
anlaşıldığını bildirdi.
Buzgan, Refik Saydım Hıfzıssıhha Enstitüsü Başkanı Doç. Dr. Turan
Aslan ile birlikte Sağlık Bakanlığı'nda düzenlediği basın toplantısında,
21 Kasım 2006 tarihinde Malatya il merkezinde artan gastoenterit vakaları
dolayısıyla sürdürülen çalışma ve incelemelerin ön sonuçlarını açıkladı.
Vakaları araştırmak üzere il sağlık müdürlüğünün koordinasyonunda 1
halk sağlığı uzmanı, 1 enfeksiyon hastalıkları ve klinik mikrobiyoloji
uzmanı, 1 mikrobiyoloji ve klinik mikrobiyoloji uzmanından oluşan bir
komisyon kurulduğunu anımsatan Buzgan, ayrıca konunun uzmanlarından oluşan
5 kişilik bir heyetin yerinde inceleme ve değerlendirme için
görevlendirildiğini kaydetti.
Konuyla ilgili olarak tüm kamu ve özel sağlık kurum ve kuruluşlarının
incelemeye alındığını belirten Buzgan, 21 Kasım'da 516, 22 Kasım'da 526,
23 Kasım'da 551, 24 Kasım'da 638, 25 Kasım'da 983, 26 Kasım'da 625, 27
Kasım'da 768, 28 Kasım'da 1078 olmak üzere toplam 6585 vaka tespit
edildiğini bildirdi.
Hastaların semptomlarına bakıldığında, çoğunlukla ishal,
bulantı-kusma, karın ağrısı tarzında kliniklerinin olduğunun anlaşıldığına
dikkati çeken Buzgan, vakaların çoğunun ayaktan takip ve tedavileri
sürdürülen hafif seyirli vakalar olduğunu, hayatı tehdit edici tarzda ağır
vakaya rastlanmadığını belirtti.
-''2 İÇME SUYU ÖRNEĞİNDE KOLİFORM BAKTERİ BULUNDU''-
Buzgan, şöyle devam etti:
''Hastaların çoğunun rutin gaita incelemelerinde etiyolojiyi
açıklayacak önemli bir patoloji saptanmaması üzerine, ileri tetkik
yapılmış ve birçok gaita örneğinde rota virüs antijenleri saptanmıştır.
Vaka sayısındaki yüksekliğin su kaynaklı bir bulaşmaya işaret ettiği
düşünüldüğünden, olay başlangıcından itibaren çok noktadan su örnekleri
alınmıştır. Refik Saydam Hıfzısıhha Merkezi Başkanlığı laboratuarlarındaki
inceleme sonuçlarına göre 2 içme suyu örneğinde (İskender Mahallesi
İncirlik Cami çeşmesi suyu ve Zafer Mahallesi Gündoğdu Caddesi Münevver
çeşmesi örnekleri) koliform bakteri tespit edilmiştir. Diğer su
örneklerinde henüz kirlilik bulgusu kriterleri saptanmamıştır.
Bu sonuçların ilk değerlendirmesine göre, şehrin ana şebeke suyunun
temiz olduğu, kirlilik bulgusu saptanan bölgeleri besleyen şebekenin lokal
olarak kirlilik gösterdiği anlaşılmıştır.''
Malatya Sağlık Müdürlüğü ve Malatya Belediye Başkanlığı işbirliğinde
su tetkiki ve sulardaki klor seviyesinin daha çok noktadan ve daha sık
aralıklarla ölçülmeye başlandığını belirten Buzgan, şebeke suyunun uç
noktalarındaki klor seviyesinin 0.0 ppm'den daha düşük olmaması için
hiperklorizasyon uygulamasına geçildiğini kaydetti. Buzgan, şebeke suyuna
kirlenme ihtimali gösteren bölgelerin belediye teknik ekiplerinde
kontrolünün sürdürüldüğünü bildirdi.
Sağlık kurum ve kuruluşlarına gerekli personel desteğinin
sağlandığını, yatak, ilaç ve hekim sıkıntısının bulunmadığını vurgulayan
Buzgan, rota virüs ishallerinin genellikle 2-5 gün içerisinde sonlanan
hafif seyirli bir kliniğe sahip olduğunu ve kronikleşmenin nadir olarak
görüldüğünü kaydetti.
Buzgan, korunma için el ve çevre temizliğinin oldukça önemli
olduğunu, sorunun ortadan kalktığı ilgili mercilerce açıklanıncaya kadar
şebeke sularının hiperklorlama ile dezenfeksiyonunun ve gerekli durumlarda
içme ve gıda işlerinde kullanılacak suyun kaynatıldıktan sonra
tüketilmesinin gerektiğini söyledi. Buzgan, ayrıca, çiğ sebze ve meyve
tüketiminin hijyen kurallarına uygun bir şekilde olması gerektiğinin de
akıldan çıkarılmaması gerektiğini belirtti.
|